Sağlıklı erişkin bir insanda kemiklerin %25’ i, ağ dokusunun %45’i
ve kanın %90’ı sudur. Su yüzlerce metabolik faaliyetlerin gerçekleşmesinde hem
taşıdığı maddeler hem de sağladığı sıvı ortam nedeniyle vücudun lokomotifi olan
yapı taşıdır. Su çok önemli birçok faaliyeti yerine getirmektedir. Bu nedenle su deposu temizliği asla ihmal edilmemelidir.
Fizyolojik fonksiyonların yerine getirilmesi, vücut ısısının
düzenlenmesi, hücre ve dokuların yapılarının korunması, hücre ve dokuların
beslenmesi ve oluşan hücresel atıkların vücut dışına atılması için taşıyıcılık
görevini yürütmektedir.
İstirahat halinde olan bir insanın günlük su ihtiyacı 27 gr/kg
olmaktayken, çalışma ve aktivite varken bu ihtiyaç 40-50 gr/kg kadar
yükselebilmektedir.
Kişide fizyolojik su ihtiyacının yanı sıra kullanım suyu ihtiyacı da
önemli bir yer tutmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından kullanım suyu
ihtiyacı ortalama kişi başına 150 lt/gün olarak kabul edilmekte olup bu miktar
batı ülkelerinde günlük 500 lt/güne kadar yükselmekte olup diğer taraftan geri
kalmış Asya ve Afrika bölgelerinde bu miktar 50 lt/güne kadar düşmektedir.
Su deposu temizliği örnek resimleri;
Sağlık açısından uygun bir suyun kimyasal nitelikleri belli
standartlarda bulunması gereklidir.
Su kimyasal nitelikler açısından insan sağlığı için gerekli olan
veya doğal olarak suda bulunabilen Oksijen, Karbondioksit, İyot, Flor,
Kalsiyum, Magnezyum, NaCl vd. gibi maddeleri içermeli buna karşılık insan
sağlığı için zararlı olan Amonyak, Nitrat, Nitrit, Cıva, Kurşun, Arsenik,
Deterjanlar, Pestisidler, Gübre vb. gibi maddeleri kesinlikle içermemelidir.
İçilebilir temiz suyun bu kadar önemli olduğunu, susuz bir yaşamın
olmadığının farkında olarak, her bireyin bilinçli bir şekilde içme ve kullanma
suyunu israf etmeden hareket etmesi ve kullanması çok önemlidir.
Bunun dışında kullanma suların temizliği ve bakteriyel yükü
sağlıklı su kullanımında en önemli kriterdir.
Bulaşık sularla taşınan en potansiyel tehlike özelliğini sürdüren
ve yaygın olarak hastalık yapan potojen
bakteri grubu fekal koliform bakteri türleridir.
Sıcakkanlı canlılar, kedi, köpekler ve insanların bağırsaklarında yaşayan ancak dış
ortamda dışkı ile kirlenmiş toprak ve su vasıtasıyla, birçok hayvan türü ve
insanlarda çeşitli enfeksiyonlara neden olmaktadır.
Bulaşıcı olan çeşitli bağırsak hastalıklarından dizanteri, kolera
dışında, gıda zehirlenmeleri, kan dolaşım bozuklukları, kolera, sarılık ve
çocuk felci etkeni patojenler taşıyıcı insanların bağırsaklarında bulunurlar.
El sabunlama ve kişisel temizliğe dikkat edilmediğinde çok kolay
bir şekilde bulaşmakta ve yayılmaktadır.
Günlük hayatta ihtiyacımız olan hemen her şeyde suyu
kullanmaktayız ve bu suların temiz ve patojenlerden ari olması toplum
sağlığının korunması amacıyla, yetkili kurumlardan başlayıp birey olarak her
insanın bilinçli bir şekilde hareket etmesiyle sağlanabilir.
Su kaynakları bir dizi arıtma işlemlerinden sonra şehir şebeke
hatlarında çeşitli nedenlerle etkilenerek kısmen kirlenmekte ve su depolarına
bu şekilde taşınmaktadır.
Suda var olan çeşitli çözünmüş organik maddeler ve elementler
patojen bakteri, virüs ve parazitlerin oluşması ve çoğalması için besin ortamı
olup, uygun sıcaklık ve ph da çok daha hızlı üremelerine neden olmaktadır.
Kullanma ve içme sularının bulanık olması suyun organik madde
yükünün fazla olduğunu gösterir. Bulanıklığa sebep suyun endüstriyel ve evsel
atıklarla kirletilmesidir.
Su deposu temizliği dezenfeksiyon İstanbul başta
olmak üzere özellikle çok nüfuslu ve yoğun sanayi üretiminin olduğu büyük kentlerde
ihtiyaçlar nedeniyle sık kullanıma da bağlı olarak suyun etkisiyle daha hızlı
bir şekilde kirlenmektedir.
Çok sayıda insan yükünün olduğu büyük tesis ve kuruluşlar,
konaklama yerleri, okullar ve hastanelerde bulaşıcı salgın hastalıklar oluşması
muhtemeldir.
Suyla bulaşan patojenlerin artmasının diğer bir nedeni tüm su
depolarında görülen ama özellikle plastik, polimer su depolarında daha kolay
üreyebilen yosun dediğimiz sucul canlı olan alg türüdür. Çevresel şartların uygun
olmasıyla fazla aydınlatma, yüksek sıcaklık ve sudaki fosfor ve nitrat
fazlalığı su depolarında ve tüm su kaynaklarında yosun oluşumuna neden
olmaktadır. Yosunlaşma suyun renginin değişmesine, kötü koku, tat oluşumuna, klor
ihtiyacının artmasına ve dezenfektanların etkisinin azalmasına neden olarak
maliyet artışlarına sebep olurlar.
Bahsettiğimiz tüm bu nedenler su tesisat sistemleri ve bu
sistemlere su sağlayan su depolarının en geç yılda bir dezenfekte edilmesinin
önemini bizlere açık şekilde ifade etmektedir.
Su deposu temizliğinde nelere dikkat edilmelidir, nasıl
yapılmalıdır başarılı bir dezenfeksiyon işleminin kriterleri nelerdir. Hizmet
aldığınız kuruluşun deneyimi ve bilgisi bu noktada öne çıkmaktadır.
Su
deposu temizliği dezenfeksiyon İstanbul da çok sayıda firma hizmet
vermektedir.
Bu firmaların her şeyden önce Sağlık Bakanlığından yetki almış
olması gerekmektedir, Ayrıca dezenfeksiyon işlemlerini uygulayan teknik
personelin iş sağlığı ve güvenliği yüksekte çalışma, kapalı ortam çalışma eğitim
sertifikaları, oryantasyon eğitimleri, bulaşıcı bir hastalık olup olmadığının
göstergesi olan kan tetkikleri ve portör muayenelerini içeren sağlık raporları,
firmanın çalışma organizasyon kalitesini sunan ISO kalite yönetim sistemleri
olması, yapılan dezenfeksiyon ve temizlik işleminin doğru teknik yöntemlerle
sağlıklı ve güvenilir olacağının kanıtıdır.
Sularla yaşanan patojen bakteri ve mikroorganizmalardan korunmak
için neler yapmalıyız, yılda en az bir kez su tesisat sistemlerinin temizliği
ve bakımının yapılması, kullanılan su depolarının en geç altı ayda bir
dezenfeksiyonunun sağlanması, günlük yaşantımızda mutfakta ve kişisel
temizliğimiz de kullandığımız suların temiz ve sade su olmasına dikkat edilmesi
çok önemlidir, çünkü fekal koliform bakteriler sadece içme sularıyla değil
yediğimiz sebze ve meyvelerin ürünlerin taşıyıcı sularla yıkanmasıyla da
bulaşabilmektedirler.
Foseptik tankı temizliği örnek kirli resmi;

Sağlığımızı korumak bu tehlike arz eden durumlara karşı gerekli
önlemleri almadan mümkün değildir.
Tüm su depoları türlerine uygulanan temizlik ve dezenfeksiyon
işlemi şu şekilde yapılmaktadır; öncelikle bir randevu günü belirlenir,randevu
gününden önce depodaki su tahliye edilerek teknik ekiplere boş olacak şekilde
teslim edilir, depo zemininde kalan çok az su dalgıç pompalar yardımıyla
sıfırlanır, teknik personel tarafından gerekli tüm iş güvenliği önlemleri
alındıktan sonra depoya giriş yapılır, ilk olarak depo zemin ve yanal duvarları
uygun bir dezenfeksiyon yardımıyla dezenfekte ve basınçlı kompresörler
yardımıyla yıkanır, zeminde biriken tortu ve kirli su depo dışına tahliye
edilir,depo içi tekrar dezenfekte edilerek bir süre bekletilir ve tekrar
basınçlı kompresör yardımıyla yıkanır,depo zemin ve duvarlarına son bir
durulama yapılarak dezenfeksiyon işlemi sonlandırılır, zemindeki su depo dışına
dalgıç pompalar yardımıyla atılır.
Deponun şamandıra ve diğer tüm aksamları teknisyen ekiplerce
kontrol edilip müşteriye herhangi bir aksaklık yada arıza var mı bilgi
aktarılır.
Son olarak Sağlık Bakanlığı denetlemelerinde geçerli olan 6 aylık
servis hizmet formu kaşe imzalı olarak müşteriye teslim edilir.
Su deposu kullanım yoğunluğuna bağlı olarak değişen sürelerde en
geç altı aylık bir süreçte yine yüksek düzeyde kirliliğe ulaşacaktır. Depo
temizlik ve dezenfeksiyonu asla ihmal edilemeyecek bir konu olduğunu
unutmayalım.
Su deposu temizliği 3 – 6 aylık periyotlarla tekrarlanmalıdır.
Temizlik ve dezenfeksiyon sektörünün yetkin ve öncü kuruluşu
Tekdez, sahip olduğu kalite ve yetki belgeleri, teknolojik gelişmeler
doğrultusunda kendini sürekli yenileyen uzman kadrosuyla, su deposu temizliği dezenfeksiyon İstanbul başta olmak üzere tüm
Türkiye genelinde aktif hizmet ağıyla, siz değerli müşterilerimize temizlik ve
dezenfeksiyon hizmetlerini büyük bir kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.
Su deposu temizliği dezenfeksiyon İstanbul genelinde, siz değerli
müşterilerimize profesyonel çözümler sunmaktayız.