SU DEPOSU TEMİZLEME SU SEBİLİ TEMİZLEME

SU DEPOSU TEMİZLEME SU SEBİLİ TEMİZLEME

Ekolojik hayata baktığımızda, yeryüzünde kurulan toprak su ve hava dengesinde, suyun üçte iki çoğunlukla üstün olduğunu görmekteyiz.

 

Peki neden su daha fazla olmakta yada olması mı gerekiyor, çünkü toprak ve hava da gerçekleşen bir dizi kimyasal olayların oluşumunda su, temel madde olarak, bir çok işlevin gerçekleşmesini ve enzim gibi yüzlerce hücresel elemanın aktif görevlerini sorunsuz bir şekilde yerine getirmesini ve sürekliliğini sağlayan tek unsurdur.

 

Birçok diğer element ve maddelerin çalışmasında temel ortam oluşturan, bünyesinde yine aynı şekilde birçok element karışımı barındıran,  yeryüzündeki canlıların bedenlerinin çoğunluğunu oluşturduğunu, metabolizmamızda her dakika gerçekleşen yüzlerce biyolojik olayların ana kaynağının olması nedeniyle suyun önemi, insanoğlunun varoluşundan buyana kavranmış, suyun özellikle insanoğlu için besin kaynakları olan çeşitli bitkisel ve hayvansal ürünlerin yetiştirilmesinde ana madde olması ve her şeyden önce gelmesi, tarihte çeşitli dönemlerde su savaşlarının neden yapıldığını ve günümüzde hala su kıtlığının hüküm sürdüğü özellikle Afrika ve Asya gibi kıtaların kurak iklim bölgelerinde ne denli kıymetli olduğunu, bizim gibi gelişmekte olan ülke insanları çok daha iyi bilmektedir.

 

Önümüzdeki elli yıl içerisinde dünyadaki su kaynaklarının hızla azalmasının nedenleri arasında, gelişen teknolojinin insanoğlunun doyumsuz hırsı yüzünden hunharca doğanın yok edilmesi yönünde kullanılması, su kaynaklarını yaptığı fotosentez denen biyolojik olayla besleyen ve koruyan ağaç ve bitki örtüsünün katledilmesi nedeniyle toprak kitlesinin, erozyon gibi unsurlara karşı korumasız kalması, açık denizlerde ve okyanus derinlerinde yapılan nükleer ve kimyasal bomba silah denemeleri ve atılan ağır metal atıkları en önemli sebepleri arasında yer almaktadır.


Su deposu temizleme su sebili temizleme talepleriniz için lütfen iletişime geçiniz.

Bunca olumsuzluklar arasında hızla artan dünya nüfusuna, azalan temiz su kaynakları nedeniyle,  içilebilir sağlıklı sade suyun sağlanması bir yana, kişi başına düşen tatlı su kaynakları oranı her geçen gün maalesef azalmaktadır.

 

21. Yüzyılın en önemli mücadelesinin artan su ihtiyacını yeterli ve güvenli bir şekilde sağlamak olduğu düşünülürse, bu durum özellikle bizim gibi Orta doğuya daha yakın sıcak iklim ülkelerini daha çok ilgilendirmektedir.

 

Amerikan uzay Havacılık Dairesi NASA’nın araştırmalarına göre, dünyada tatlı su tüketimi bu kaynakların yeniden oluşması sürecinden daha hızlı işlemektedir. Dünyanın en büyük 37 akiferinden ( çakıl ve kum dolu yer altı su havzaları) 21’i küçülmektedir.

Hindistan’ daki Ganj Havzasında yer altı su seviyesi nufüs artışı ve sulama nedeniyle yılda 6,31 cm düşüş göstermektedir. Eski göl yatakları üzerinde kurulu olan Mexico City şehri ise bazı bölgelerde yılda 22 cm çöküyor.


Kirli su sebili haznesi;

 


Çünkü şehir suyu yer altındaki su havzasından çekiliyor. California’da da benzer gelişmeler olmakta, 2011- 16 yılları arasında bölge, son 1200 yılın en kurak dönemini yaşadı, büyük yer altı su havzaları azaldı, pek çok su kuyuları kurumaktadır.

 

Yer altı su havzalarında kaybolan bu su kayıplarının önlenebilmesi ve yerine konabilmesi için, normalin çok üstünde yağışların olması gerekmekte, ancak su tüketimi sürekli olduğu için tam dolma diye bir şey söz konusu değildir.

 

Bütün bu durumlar tatlı su ve diğer su kaynaklarının azalması yanında ne anlama geliyor, büyük kuraklıkların yaşanacağı, dolayısıyla bitkisel ve hayvansal üretim alanlarında azalma ve daralma yaşanacağı buna bağlı olarak ta, kırsal bölgelerden şehirlere göçlerin artacağı kaçınılmazdır.

 

Su kaynaklarında yaşanan bu korkutucu tabloya, bazı gelişmiş ülkelerde bir takım yeni çözümler denenmekte ve başarı sağlanmaktadır.

 

Oldukça etkili olan bu denemelere örnek olarak;  1997- 2009 yılları arasında en kurak dönemini yaşayan Avustralya bu dönemde su tüketimini yarıya indirmeyi başarmıştır. Burada uluslar arası ekonomik işbirliği de etkili olmaktadır.

Bir başka örnek ise suyu ulusal güvenlik meselesi haline getiren İsrail devletidir.

Tel Aviv yakınlarında bulunan bir atık su arıtma tesisinde yılda yaklaşık 140 milyon metreküp su üretilmekte ve tarımda sulama suyu olarak değerlendirilmektedir. Bugün sulamada kullanılan suyun % 40’nı atık suların işlenmesiyle elde etmektedir.

 

İsrail yönetiminin diğer bir ekonomik ve ülke yararına olan uygulaması da ayrıştırılan organik bitkisel ve hayvansal atık maddelerin kimyasal fermantasyonuyla elde edilen metan gazının yenilenebilir enerji üretiminde kullanılmaktadır.

Su sebili temizleme su deposu temizleme hizmetleri 3 ve 6 aylık periyotlar ile yapılmalıdır. Bu periyodik takvim su sebil temizleme hizmetinde üç ay, su deposu temizleme hizmetinde 6 aylık ara ile ilerler.

Su deposu temizleme su sebili temizleme hizmetlerinde , kuruluşumuzdan sorunsuz ve güvenilir destek alabilirsiniz.

Ayrıca atık sularının yüzde 86’ sını arıtarak yeniden kullanması büyük bir başarıdır. İsrail gibi Arap yarımadasında bulunan bir devlet bunu başarabiliyorsa, doğru teknoloji ve doğru siyasi politikalardan hareketlerin ekonomik olarak desteklendiğinde, kararlılıkla başka devletlerin de yapabileceği bir gerçektir.


Temiz su sebili haznesi;

 


Dünyadaki bu su kaynakları krizi, tuzlu suların arıtması yoluyla bir noktaya kadar kapatılabilir mi, burada kullanılacak teknik yöntemler nedeniyle oldukça maliyetli olmakta, ayrıca bunu yaparken de, ekolojik dengeye, çevreye verilen zararlarda oldukça fazladır.

 

Yeryüzünün büyük bir bölümünün sularla kaplı olmasına rağmen,  sadece % 2,5 gibi bir oranı tatlı sudur, bu oranın içerisinde gıda ve içecek sanayi işletmelerinin, şişe sular dahil oranı ise % 0,18 kadardır.

 

Dünyadaki hastalıkların yaklaşık yarıya yakını sularla ilişkili olmakta, dünya nüfusunun halen % 20 si güvenilir olmayan su kullanmakta ve yaklaşık olarak yılda 2 milyon insan su kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

 

Bütün bu olumsuz önlenemeyen gelişmeler nedeniyle ülkemizin sahip olduğu doğa ve toprak varlığını, tatlı su kaynaklarının korunması ve tuzlu su alanlarının kirletilmemesi yolunda maksimum seviyede koruyacak stratejilerin belirlenmesi gerekmektedir.

 

Yeryüzünde canlılar arasında besin zinciri dediğimiz döngüsel hiç bitmeyen bir süreç vardır.  Bu süreçte beslenme olayı ile her canlının vücuduna hayvansal ve bitkisel moleküller alınır. Bu besin öğeleri dediğimiz karbonhidrat, protein ve yağ bileşenleri, hücrelerde solunum adını verdiğimiz kimyasal bir reaksiyon sonucu parçalanarak enerji ve su moleküllerine dönüşmektedir. Açığa çıkan enerji ve su, tüm organların çalışma işlevlerinde kullanılarak metabolik faaliyetlerin düzenli bir şekilde sürdürülmesini sağlamaktadır.

 

Bu bilgiler ışığında su tüm canlılar için temel, her şeyin başlangıcı konumunda olan en değerli besin öğesidir. Hayat yani canlılık suyla başlayıp suyla bitmektedir, bir canlının yok oluş sürecinde metabolik parçalanma dediğimiz olay yine suyla olmaktadır.

 

Hava su ve toprak bileşeninde, su temel taş rolünde olup, dünyanın oluşumunu ve devamlılığını sağlamıştır. Dünyanın çoğunluğunun suyla kaplı olması ve yüzlerce canlıya binlerce yıldır yaşam alanı olması mükemmel bir fiziksel ve kimyasal bir dengedir. Su olmadan canlılık olmayacağına göre,  çeşitli çevresel faktörler nedeniyle tükenmekte olan dünya su kaynaklarının korunmasının ne denli önemli olduğunu sanırım anlamış olmamız gerekiyor.

 

Sanayi ve endüstrinin baş döndüren bir hızla gelişmesi ve değişmesi, doğayı olumsuz etkilemekle birlikte, su kullanımını daha da artırmaktadır.

 

Özellikle yüzlerce insanın çalıştığı sanayi işletmeleri ve  devasa fabrikalar da, yüzlerce hastanın yatılı olarak kaldığı büyük şehir hastanelerinde, aynı şekilde göz bebeğimiz çocuklarımızın okuduğu okullarda ve üniversitelerde, içme ve kullanma sularının sağlıklı olması ayrı bir önem arz etmektedir.

 

Enfeksiyonların bulaşmasında birçok etken rol oynamasına rağmen, büyük salgınların çıkmasında ve yayılmasında doğal çevre ve özellikle su büyük önem taşır. Hijyenik koşullara sahip suyun sağlanması sosyo – ekonomik ve sosyo  - kültürel faktörler ile sıkı sıkıya bağlantılıdır.

 

Alt yapı yokluğu ya da yetersizliği sonucunda patojen mikroorganizmaların sulara karışması ve bu suların içme suyu olarak kullanılması sonucunda da enfeksiyonlar ortaya çıkmaktadır.

 

Bulaşıcı ve ölümcül olabilen, her geçen gün değişen versiyonlarıyla ortaya çıkan bu enfeksiyon etmenlerini dikkate alarak, hayatımızın her anında var olan sularımıza çeşitli yollardan bulaşma risklerini asla göz ardı etmemeliyiz.

 

Sadece devlet kurumlarının önlemleri yeterli olmayıp, sorgulayan bir yaklaşımla, günlük hayatımızda kullandığımız suların ne derece sağlıklı ve steril olduğuna çok daha fazla önem göstermemiz gerekiyor.

 

Günümüzde uygulanan çeşitli su dezenfeksiyon teknolojisi ve kimyasalları,  kirlilik yükü çevresel faktörler ile yoğun olan suyu arıtarak, kullanıla bilir su haline dönüştürmektedir.

 

Suyun halk sağlığına uygun diyebileceğimiz, mineral maddeler bakımından dengeli, patojen mikroorganizmalardan ari, fiziksel ve kimyasal özellikleri açısından, Sağlık bakanlığının ilgili mevzuat ve yönetmelik standartlarına uyan nitelik kazanması için, yüzeyel sulara uygulanan genel arıtma işlemlerinin aşamaları şu şekilde özetlenebilir.


Kirli su deposu;

 


Koyulaştırma işlemi;  suya şap, demir, sentetik organik polimerler eklenir. Bu maddeler su içerisinde bulunan kir ve diğer partiküllere yapışarak, onların batacak kadar ağır hale getirirler.

 

Çökeltme işlemi;  ağır parçacıklar suyun dibine çökerler. Su, kum, çakıl, kömür filtrelerden geçirilerek, taşıdığı en küçük parçacıklardan arındırılır.

 

Dezenfeksiyon; klor, klor dioksit, ozon türevleri gibi kimyasallar kullanılarak, suyun patojen bakteri ve mikroorganizmalardan arındırılması işlemidir.

 

Depolama işlemi; su büyük tanklarda bir süre bekletilir. Özelliklerine göre arıtma işlemlerinde, yumuşatmayla ilgili işlemler de yapılır.

 

Arıtılmış olan artık kullanıma uygun diyebileceğimiz suyun, iletim ve dağıtım aşamalarında çeşitli çevresel etkenler devreye girerek, suyun temize yakın diyebileceğimiz saflığını bozmakta ve bu şekilde yetersiz diyebileceğimiz temizlikte evlerimize işyerlerimize ulaşmasına neden olmaktadır.

 

Buna sebep ana faktör yukarıda da bahsettiğimiz doğanın kirletilmesi sonucu bozulan su yatakları, kaynakları, bunu dışında kurulan şehir su dağıtım tesisatlarının ve aksamlarının zamanla yıpranması ve korozyona uğraması, gerekli ilgi ve bakımların aksatılması, düzenli yapılmaması gibi alışkanlıklar ve ihmaller, şahsi olarak sorumlu konumunda olan özel ve tüzel kuruluş yöneticisi olan kişilerin, var olan su tesisat, su deposu temizleme su sebili temizleme ve dezenfeksiyonlarını, toplum sağlığının korunması ve sürdürülebilmesi adına, periyodik aralıklarla yaptırma eğiliminde olmamalarıdır.

 

Ne yazık ki ülkemizde sağlığımızın korunması bilinci, gençlerimizden tutun, yetişkinlerimize kadar, kullandığımız sularımızın ne derece sağlıklı olduğu, nelere dikkat etmemiz gerektiği konusunda yeterli bilgi ve bilince sahip değillerdir.

 

Bu konuda devlet kurumları olan ilgili sağlık kuruluşları yanında, sivil toplum örgütleri ve derneklerin ve özellikle eğitim yuvaları olan okullarımız ve üniversitelerimizde bilinçlendirme çalışma ve programlarının yapılmasının ne kadar büyük önem arz ettiğini unutmayalım.

Sağlığımızın kirli sularla taşınan patojen mikroorganizmalardan korunması ve sürekliliğinin sağlanması için, öncelikle daha bilinçli hareket ederek, genel hijyen kuralları yanında, günlük yaşantımızda kullandığımız su sebillerinin düzenli temizliği ihmal edilememesi gereken bir konudur.

Su sebilleri Sağlık bakanlığından onaylı bir temizlik ve dezenfeksiyon kuruluşu tarafından temizlenip dezenfekte edilmelidir.

 

Temizlik ve dezenfeksiyon hizmeti veren kuruluşların sahip olması gereken diğer önemli bir özellik, teknik personelinin iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin olması, kan yada diğer yollarla bulaşan hastalıklar taşımadığının göstergesi olan sağlık muayene raporları mutlaka olmalı ve firmadan istenmelidir.

 

Sağlıklı ve doğru bir dezenfeksiyon hizmeti almanız, personelin deneyim bilgilerinin yanında bu bahsettiğimiz nitelikleri taşıması gerekmektedir.

 

Su sebil temizliğinde hizmet aldığınız firmalarda dikkat edilmesi gereken hususlar arasında, sebil temizliğinin yerinde müşterinin alanında yapılması firmanın güvenilirliğinin belirtisidir.

 

Bunun dışında sebil temizliğinin sadece ozon gazı kullanılarak en az on dakika sebilin tün iç aksamlarında ozonlu suyun dolaştırılarak dezenfekte edilmesi, üst hazne kapağının sökülerek ayrı yeten temizlenmesi, iç temizlik sonrası dış yüzeyinin steril hale getirilmesi, temizlik ve dezenfeksiyon şirketlerinin sebil temizliğinde uygulaması gereken en etkin ve doğru tekniktir.

 

Su sebillerinin dışında, evimizde işyerlerimizde kullandığımız su tesisat sistemlerinin en riskli parçası olan su depolarının temizlik ve dezenfeksiyonu da dikkat edilmesi gereken bir durumdur.


Temiz su deposu;

 


Su depoları büyük kapasiteli üretim yapan sanayi tesislerinden beş katlı bir yaşam alanı olan apartmanlara kadar her ortamda ve alanda sürekli kullanılmaktadır.

 

Su tesisat sistemine sürekli yada belirli aralıklarla su veren su depolarının bakım onarım ve dezenfeksiyonu, suyla taşınan tehlikeli potansiyel mikroorganizmalardan korunmamız açısından büyük önem arz etmektedir.

 

Özellikle fiziksel atıklardan ve dışkılama yoluyla bulaşan yaygın riskli olan ve sıcakkanlı canlıların ve insanların bağırsaklarında yaşayan Escherichia coli, Citrobacter freundii ve Enterebacter aerogenes gibi dirençli bakteri türleri dış ortamdan suya geçiş yaptığında ciddi hastalık ve rahatsızlıklara neden olmaktadır.

 

Bu ve daha tehlikeli olabilen patojen zararlı türlerinden korunmamız, günlük yaşam alanlarımızda var olan su depolarının zamanla yıpranması ve korozyona uğraması nedeniyle bakım onarımlarının dışında, barındırdığı suyun steril kalması için deponun iç yüzeyinin dezenfeksiyonunun en geç altı aylık periyotlarla Sağlık bakanlığından yetkili bir Temizlik kuruluşuna yaptırılması gerekmektedir.

 

Su deposu hangi malzemeden yapılırsa yapılsın hiç fark etmez belirli aralıklarla temizlenmesi gerekmektedir.

 

Özellikle yaygın olarak kullanılan plastik türü su depolarının ısı gibi çevresel etkenler nedeniyle daha hızlı ve kolay kirlenmesi, bakteri üremesini hızlandıran organik partiküllerin ve maddelerin artması anlamına gelmektedir.

 

Deponun uzun süre temizlenmeden bu şekilde kalması suyun organik madde yoğunluğunu ve sağlık riskini artırmaktadır. Ayrıca su depolarında suyun uzun süre tüketilmeden bekletilmesi, sirkülasyonunu olmaması patojen riskini iki kat artırmaktadır.

 

Burada kullanılan dezenfektanların niteliği yanında suyun sıcaklığı ve PH durumu, sudaki organik madde yükü dezenfeksiyon işleminin başarısını direk etkilemektedir.

 

Depo suyunda organik madde yükü arttıkça temizlik ve dezenfeksiyon işlemleri ve maliyetler de artmaktadır.  Uygulanan dezenfeksiyonda tüm bu kriterler başarılı bir işlem için göz önüne alınmalıdır.

 

Günümüzde sürekli artan nüfus yoğunluğunun oluşturduğu tüketimin karşılanması çabası ve mecburiyeti, çevresel kirliliği de hızla artırmaktadır. Bu durumdan su alanları çok daha fazla etkilenmektedir. Su kaynakları ileri teknolojiyle arıtılıp temizlense de, dağıtım aşamalarında suya çeşitli noktalardan bulaşma ve taşınmalar olmaktadır.

 

Tüm bu nedenler büyük risk barındıran su depolarının neden temizlenmesi gerektiğini bizlere anlatmaktadır.

 

Çok daha hassas ve kolay kırılan bir bağışıklık sistemine sahip çocuklar ve hasta yetişkinlerin bakteriyel, viral enfeksiyonlara çok hızlı yakalanabilmektedir. Son yıllarda günümüz şartlarına uyum ve adaptasyonu daha da artan yeni nesil üreyen dirençli patojen bakteri ve virüs ajanları, kullanma sularıyla kitlesel ölümcül hastalıklara neden olmaktadır.

Sonuç olarak özellikle değişen çevresel faktörler nedeniyle, riski artan gıda ve su kaynaklarımızın temizlik ve dezenfeksiyonu ihmal edilemez bir konudur..

Su deposu temizleme su sebili temizleme hizmetlerinde, Sağlık bakanlığı yetkili kuruluşu olan, Türkiye genelinde temizlik sektörünün lider kuruluşlarından Tekdez Dezenfeksiyon, her yıl sektörün gelişmelerindeki yenilikleri takip eden, güçlü teknik kadrosuyla, sahip olduğu bilgi birikimi ve farklı deneyimleri ile sizlere, temizlik ve dezenfeksiyon hizmetlerini kesintisiz sürdürmeye devam edecektir.

 

Su deposu temizleme ve su sebili temizleme hizmetlerinden yararlanmak için iletişime geçebilir, temsilcinizden detaylı bilgi talep edebilirsiniz.

DİĞER BLOGLAR
Tekdez V.İ.P. hizmetlerinin kalite yönetim sisteminin İSO 9001 standartlarına uygun olduğu belgelendirilmiştir.
Tüm hakları firmamıza aittir.
Hizmetlerimizde teorik ve pratik eğitim alarak Tekdez firmasını temsil etmekteyiz.
© Copyright 2004 | 2019