Dünyadaki su kaynakları çeşitli şekillerde oluşmaktadır.
Yer üstü sularını oluşturan dere, nehir ve göl suları ve hatta
deniz suları genel olarak kirli kabul edilirler. Bu tip sular barajlarda
toplanarak arıtma işlemine tabii tutulurlar, son olarak dezenfekte edilip
şebeke sistemi ile kullanıma verilirler.
Yer altı sularını oluşturan kuyu ve kaynak suları ise özellikle
kırsal bölgelerde büyük bir kullanım alanına sahiptirler, bu tip su
kaynaklarının özellikle gübrelik ve kanalizasyon gibi alanlardan uzakta
kurulması, iç duvarları taşla örülmesi ve korunması gerekmektedir.
Kaynak suları genelde temiz kabul edilmekte ancak çevresi insan ve
hayvan girmemesi için kontrol edilmeli, yine lağım, çöplük, gübrelik ve sanayi
atıklarından korunmalıdır.
Yukarıda bahsedildiği gibi herhangi bir sudan içme ve kullanma suyu olarak faydalanabilmek için, suyun fiziksel, kimyasal ve bakteriyolojik olarak belirli standartları taşıması gerekmektedir.
Suyun renksiz kokusuz yani organik ve inorganik maddelerin çok olması
bulanıklığa ve sarı renk oluşumuna, endüstriyel atıklar olması ise siyah renge
ya da demir elementinin çok olması kırmızı renge sebebiyet vermektedir.
Organik ve endüstri atıkları kötü koku oluşumuna, sıcaklık artışı
ise patojen mikroorganizmaların kolay ve hızlı bir şekilde çoğalmasına olanak
sağlamaktadır.
Suyun kimyasal özellikleri sağlık için gerekli olan yada suda
doğal olarak bulunan oksijen, karbondioksit, flor, iyot, magnezyum, kalsiyum, sodyum
klorür maddelerini içermeli buna karşılık nitrit, nitrat, kurşun, civa, arsenik
gibi ağır metaller ve zirai atık olan pestisidler ve çeşitli kimyasalları
kesinlikle içermemelidir.
Örneğin suda oksijen azlığının olması patojen yükünün arttığını
yada oksijen fazlalığı olması ise yüzeyleri aşındırıcı agresif etki yapmaktadır
yada nitrit, nitrat fazlalığı organik madde kirliliğinin fazla olduğunu
göstermektedir.
Kullanma ve içme sularının mikrobiyolojik olarak İlgili mevzuat ve
standartlar çerçevesinde kesinlikle patojen bakteri, virüs ve diğer paraziter hastalık
etmeni mikroorganizmaları içermemesi gerekmektedir.
Çeşitli yollarla suya karışan Hastalık etmenlerinin sebep olduğu
rahatsızlıklar tifo, paratifo, kolera, hepatit türleri ve basilli ve amipli
dizanteri sulara dışkı ile bulaşan fekal koliform bakteri türlerinin varlığını
göstermektedir.
Sağlığımızı ve dolayısıyla günlük hayatımızı olumsuz olarak
etkileyecek bu hastalık yapıcı etmenlerden toplum sağlığının korunması amacıyla
ilk olarak içme kullanma suyu olarak değerlendirilecek su kaynak ve rezervuarları
iski su deposu dezenfekte temizlik
içeren bir dizi işlemden geçirilerek suyun steril bir hale getirilmesi sağlanır,
ancak sistem içerisinde suyun aktarılması sırasında oluşan çevresel etkiler
sonucu suya karışan partiküller hanemize kadar ulaşmaktadır.
Su depoları muhafaza ettiği bu suların etkisiyle 5 ay gibi kısa
bir sürede organik, inorganik maddeler ve partiküllerin artması dolayısıyla bakterilerin
çoğalmasını tetikler ve doyum noktasına ulaştığında durur, zamanla suyun
yoğunluğu azalır inorganik elementler artar daha küçük bileşikler oluşur, suyun
bu formu sağlık açısından büyük tehlike taşımaktadır.
İçilebilir temiz suyun ne kadar önemli olduğunu, susuz bir yaşamın olmadığının farkında olarak, her bireyin bilinçli bir şekilde içme ve kullanma suyunu israf etmeden hareket etmesi ve kullanması gerekmektedir.
Bunun dışında kullanma sularının ve su depolarının temizliği ve bakteriyel yükünün sıfır olması sağlıklı su kullanımında en önemli kriterdir.
Su tesisat sistemlerinin ve sürekli kullanılan su depolarının
belirli periyotlarla bakım ve dezenfeksiyonunun Sağlık bakanlığından yetkili
bir temizlik kuruluşu tarafından yaptırılması çok daha doğru bir hizmet
alınması açısından önemli bir noktadır.
İski
su deposu dezenfekte temizlik şehir şebeke sularının bir dizi
teknik arıtma işlemlerinden geçirilerek kullanılması aşamasında özel
kuruluşlarla birlikte hareket etmektedir. Bu özel kuruluş ve firmaların su
dezenfeksiyon işlemleri düzenli bir şekilde denetlenmekte ve kontrolü
sağlanmaktadır.
Su depolarının temizlik ve dezenfeksiyon hizmetlerini sunan özel
sektör kuruluşlarının yetkili olması dışında sorgulanması gereken diğer
özellikleri, öncelikle saha personelinin iş sağlığı ve güvenliği kapalı ortam
ve yüksekte çalışma iş eğitimleri, kesinlikle olması gereken sağlık muayene
portörleri ve kan tetkikleri raporu herhangi bir bulaşıcı kan hastalığı
taşıyıcısı olup olmadıklarını göstermektedir.
Bunlar dışında çalışma kalite ve organizasyon disiplini sağlayan
kalite yönetim sistemleri önemli kriterlerden birisidir.
Su deposu temizlik ve dezenfeksiyon işlemleri depo türü ne olursa
olsun düzenli periyotlarla doğru teknik ve yöntemlerle, uygun olan
dezenfektanlar kullanılarak temizlik yapılmalıdır.
Dezenfeksiyon işleminde
depo iç yüzeyinin en az üç uygulama yapılarak arındırılması işlemi
gerçekleştirilir.
Bu uygulamada ilk olarak depo boş olacak şekilde randevu günü
uygulamayı gerçekleştirecek olan teknisyen personele teslim edilir,teknik ekip
gerekli iş güvenliği önlemleri olan depo içi ışıklandırma ve tek giyimlik
hijyen kıyafetleri, gaz zehirlenmelerine karşı 3M kömür filtreli gaz maskesi ve
tam vücut emniyet kemerlerini giyinerek depoya giriş yapılır,uygun
dezenfektanlar ile depo zemin ve yanal duvarları basınçlı kompresörlerle
yıkanır oluşan ilk kirli tortulu su depo
dışına tahliye edilir,depo zemin ve duvarları tekrar dezenfekte edilerek
belirli bir süre bekletilir, 150 bar basınçlı kompresörlerle yıkanır, son bir
basınçlı durulama yapılarak işlem sonlandırılır, oluşan kirli su depo dışına
dalgıç pompalar yardımıyla atılır.
Deponun tüm aksamları ve şamandırası teknik personel tarafından
kontrol edilerek herhangi bir arıza kusur var mı müşteriye bilgi verilir. Depo
temizlik öncesi ve sonrası görüntüleri fotoğraflanıp sonrasında müşteriye E-
posta ile iletilir.
İşlem sonrası 6 ay geçerli olan servis hizmet formu kaşe imzalı
olarak müşteriye teslim edilir.
İski su deposu dezenfekte temizlik için üretilen çok çeşitli dezenfektanlar bulunmaktadır. halen gıda, tarım ve su dezenfeksiyonunda yaygın olarak kullanılan, kuvvetli oksitleyici iyonlarına ayrılan ve patojen ajanların % 90 etkisiz hale getiren klor, klor dioksit, kloramin, hidrojen peroksit ve ozon türevleri, uygulama kolaylığı ve uygun teknik yöntemlerle başarılı sonuçlar vermekte ve uzun süre kalıcı olmaktadır.
Son bilimsel gelişmelerle geliştirilen bu dezenfektanların yeni türevleri üretilmekte ve başarıyla kullanılmaktadır. Yapılan uygulama sonrasında su depolarında oluşan koku, duvar ve zeminlerde oluşabilen sert kil toprak kitleleri ve tortular tamamen yok edilmektedir.
Oluşan bu yosun türleri ve organik maddeler kullanılan dezenfektanların etkisini azaltmakta ve absorbe etmektedir.
Beton, beton sıva ve fayans gibi su deposu türleri, belirli bir kullanım süresi sonunda zamanla suyun sahip olduğu oksijen karbondioksit fazlalığı agressivite denen etkisi, diğer kalsiyum, magnezyum gibi element ve bileşiklerin oranlarına bağlı olarak sertlik olmakta ve bulunduğu ortam yüzeylerine aşındırıcı etki yapmaktadır.
Uzun süreçlerde depo iç yüzeylerinde dökülme parçalanma oluşmakta, dış ortamdan bu açıklık ve yarıklardan depo içerisine yabancı ve patojen etki yapabilecek madde ve organizma girişleri olmakta, aynı zamanda depo dışına su kaçakları yaşanmaktadır.
Bu durumlarda deponun muhafaza ettiği suyun sağlıklı kalması imkansızdır, deponun iç yüzeyinin uygun olan izolasyon malzeme ve yöntemleriyle tamamen kaplanıp sızmaz ve siteril hale getirilmesi gerekmektedir. Burada uygulanan tekniğin ve seçilen malzemenin kalitesi ve uygunluğu başarılı bir izolasyonunun anahtar noktasıdır.
Tekdez firmamızın kesinlikle İSKİ ile bir bağı, ticari anlaşması bulunmamaktadır. Tekdez Sağlık Bakanlığı yetki ve izin belgelerine sahip, sektörünün öncü firmalarındandır.
Su deposu temizlik ve dezenfekte hizmetleri için lütfen iletişim sağlayınız.
Tekdez, temizlik ve dezenfeksiyon hizmetlerinde, başta İstanbul olmak üzere, etkin hizmet ağıyla tüm Türkiye genelinde eğitimli branşında uzman teknisyen kadrosuyla siz değerli müşterilerimize dezenfeksiyon hizmetlerini sürdürmeye devam edecektir.